Mart ayında Sivas’ta çektiğim fotoğraflar.
Şehir merkezi. / City center.

İmranlı ilçesinde kebapçı.

Bu çözünürlükte nasıl görünecek bilmiyorum ama duvarda yan yana beş takvim vardı. / Five calendars on the wall, each showing the date March 18, except the last one which is mysteriously one day ahead.

Kebapçının çırağı. Yemeğimiz bitip çıkmış ve bayağı da uzaklaşmışken çırağın bisikletiyle bize doğru geldiğini gördük. Kağıt mendil pakedini unutmuşuz, onu getirmiş. / We left the restaurant and started walking. We were pretty far away when we saw the restaurant keeper’s apprentice riding his bike towards us. One of us had left a pack of tissues and he wanted to bring it back. : )


Sivas merkezde bir çaycıda. Adamın deri ceket ve gözlükleri jantiydi. Arkada Sivasspor posteri. “Anadolu Ateşi”

Çaycının dizme hastalığı.

Ana caddede yöresel olduğunu düşündüğüm kostümleriyle bir geçit vardı. Yöresel olduğunu düşündüğüm diyorum çünkü özellikle erkek çocukların kıyafeti Sivas’ın yöresel kıyafetlerine benzemiyordu. Bilemedim. Zamanım yoktu, soramadım da. Belki aranızdan bilen vardır.

Fotoğrafını çekmedim ama şehrin her tarafında “Cumhuriyet Şehri Sivas” yazdırmış Valilik.
Nedeni sadece kongre değil tabi. Belki Madımak’ı görürüm diye düşündüm ama daha o tarafa yürürken içim kötü oldu, gözlerim dolmaya başladı. Çocukluk travması tam; değil fotoğrafını çekmek uzaktan bakamadım bile. Neyse, deşmeyelim. Herkes ne halt yediğini biliyor.